avatar
Kayıtlı Kullanıcılar
Kayıt Dışı Kullanıcılar
Kayıt ol


Hoşgeldiniz!
Forumun tüm özelliklerinden faydalanabilmeniz için sadece 30 saniyenizi ayırarak ücretsiz üye olabilir ve sitemizin tüm özelliklerinden sınırsız yararlanabilirsiniz.
Hemen Üye Olmak İçin Tıklayın.

kapat
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Tasavvuf nedir
#1
Tasavvuf Nedir?

“Tasavvuf, tamamıyla edeplerden ibarettir. Her vaktin, halin ve makamın kendine göre bir edebi vardır. Her kim bu vakitlerdeki edeplere uymaya devam ederse Hak dostlarının ulaştığı makama ulaşır.” (Ebu Hafs el-Haddâd k.s.)

“Tasavvuf, yüce ve güzel ahlâkın tamamını elde etmek, bozuk, düşük ahlâkın hepsini terk etmektir.” (Ebu Muhammed Cerirî k.s.)

“Tasavvuf, evveli ilim, ortası amel, sonu da Allah’tan gelecek ikram ve ihsana nail olmaktır.” (Şehabeddin Sühreverdî k.s.)

“Tasavvuf, hiçbir şeye alaka duymadan (gönlü bağlamadan) Allahu Tealâ ile beraber olmaktır.” (Cüneyd-i Bağdadî k.s.)

“Cenab-ı Hakk’ı arayan kimsenin görevlerinden biri de, bulunduğu yerde kendisini terbiye ve irşad edecek bir mürşid bulamadığı zaman, irşatla görevli zamanın kâmil mürşidine hicret etmesi, onu rehber kabul edip terbiyesine girmesi ve (olgunlaşıp) kendisine izin verilene kadar kapısının eşiğinden ayrılmamasıdır.” (Abdülkerim Kuşeyrî k.s.)

“Şeriatın (dinî hükümler bütününün) üç kısmı vardır. Bunlar, ilim, amel ve ihlâstır. İhlâsı tamamlamada tarikat ve hakikat şeriatın hizmetçisidir. Bu hakikatin kendisidir, fakat herkesin zihni idrak edemez.” (İmam-ı Rabbanî k.s.)[1]

 
Cüneyd el-Bağdâdî’ye (k.s) tasavvuf nedir? diye sorulduğunda:
 
‘Tasavvuf halktan bütün alakaları keserek, Allahu Teala ile beraber olmandır’, demiştir. Bu hal gönlün ilahi sevgiden başkasıyla huzur bulmamasıdır.
 
Ma’ruf el-Kerhî (k.s) ise tasavvufu şöyle tarif etmiştir: “Tasavvuf, gerçeklere yapışmak ve insanların elinde olan şeylerden ümidi kesmektir. Fakirliği ele geçirmeyen kimse, tasavvufun hakikatine ulaşamaz.”

Şam’daki tasavvuf büyüklerinden birine, “Gerçek tasavvuf nedir?” diye sordular, o da şöyle cevap verdi:


“Bizden önceki dervişlerin hali idi ve şöyleydi: Görünüşte dağınık görünseler bile, manen toplu ve birlik idiler. Zamanımızın sufileri ise görünüşte toplu, hakikatte ise dağınıktırlar.”

Eğer ikide bir gönlün başka yerlere gidiyorsa, yalnızlıkta bile huzur bulamazsın. Allah Tealâ’nın dışındaki şeyleri gönlünden çıkardıysan, dünya işleriyle uğraşırken bile O’nunla baş başa sayılırsın. (Şeyh Sadî Şirâzî, Gülistan)[2]

 
Tasavvuf İlminin Ortaya Çıkışı
Saadet Devri’nin en belirgin vasıflarının başında zühd, takva, tefekkür ve marifetullaha dayalı hayat tarzı gelir. Hiç şüphe yok ki, Hz. Peygamber s.a.v. her hususta olduğu gibi bu hususlarda da gelmiş geçmiş bütün insanların en mükemmeli idi.
Sahabe ve Tabiûn hazretleri zamanında tasavvuf adıyla ortaya çıkan herhangi bir ilim veya dinî bir akım yoktu. Aynı şekilde Tefsir, Fıkıh, Kelâm… adlarıyla tasnif edilmiş temel islâmî ilimler de mevcut değillerdi. Dolayısıyla bu ilimlerle irtibatlı olan amelî ve itikadî mezhepler ortaya çıkmamışlardı.
Fakat gerek tasavvuf ve gerekse temel islâmî ilimlerin hepsi o devirde bir bütün olarak ve canlı bir şekilde yaşanıyordu. Sofilik tatbikatta vardı, fakat adı konmamıştı. Yoksa bazılarının zannettiği gibi sonradan ortaya çıkmış değildi. Zaten Saadet Devri’nde ilimler birbirinden henüz ayrışmamışlardı. Hepsi bir bütün olarak İslâm’ı oluşturmaktaydılar.
Asr-ı Saadet’te temel islâmî ilimler
Sahabe-i Kiram hazretleri, itikadî konularda Kur’an ne buyurmuş, Allah Rasulü s.a.v. neyi haber vermişse ona harfiyen iman ediyorlardı. İman hakikatlerini daha ziyade naklî delillerle ve gayet sade bir biçimde tebliğ ediyor, müşriklerin iman etmelerine vesile oluyorlardı. Fakat bu hakikatleri ihtiva eden ilme münhasıran “Kelâm” ilmi demiyorlardı. Zaten onların sade, berrak anlatımları içinde felsefe yoktu. Asr-ı Saadet müslümanları henüz doğu ve batı kaynaklı felsefeyle yüzleşmemişlerdi. O yüzden itikadî konuları felsefî bir üslupla anlatan Kelâm İlmi diye bir ilim mevzubahis olamazdı.

Not: Yazının devamı ekte sunulmuştur indirip okuyabilirsiniz şifreli dosyalarda salt okumayı tıklamanız gerekiyor


[1]Abdullah S. Demirtaş, Semerkand Dergisi, 100. Sayı
[2]Abdullah S. Demirtaş, Semerkand Dergisi, 130. Sayı


Ek Dosyalar
.doc   tasavvuf-nedir.doc (Dosya Boyutu: 120 KB / İndirme Sayısı: 14)
Ara
Paylaş Cevapla
Teşekkür Edenler:


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Tasavvuf a çagırırken Ehl-i sünnet 0 96 09-05-2016, Saat: 14:53
Son Yorum: Ehl-i sünnet
  Tasavvuf kuran ve sünnet ahlakidir Ehl-i sünnet 0 55 09-05-2016, Saat: 14:52
Son Yorum: Ehl-i sünnet
  Tasavvuf da öncelik kalp temizliğidir Ehl-i sünnet 0 58 09-05-2016, Saat: 14:37
Son Yorum: Ehl-i sünnet
  Tasavvuf un kaynağı kuran ve sünnet Nakşibendi 0 87 03-05-2016, Saat: 17:18
Son Yorum: Nakşibendi
  Seyri sülük nedir ? Nakşibendi 0 86 03-05-2016, Saat: 17:16
Son Yorum: Nakşibendi

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi