avatar
Kayıtlı Kullanıcılar
Kayıt Dışı Kullanıcılar
Kayıt ol


Hoşgeldiniz!
Forumun tüm özelliklerinden faydalanabilmeniz için sadece 30 saniyenizi ayırarak ücretsiz üye olabilir ve sitemizin tüm özelliklerinden sınırsız yararlanabilirsiniz.
Hemen Üye Olmak İçin Tıklayın.

kapat
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 5/5 - 1 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Murşid i kamil ziyareti ve edebleri
#1
MÜRŞİD ZİYARETİ VE EDEPLERİ
 
Kâmil mürşide gitmenin asıl hedefi, kâmil insan olmaktır. Kâmil olmak zordur. Onun için ilk işimiz kâmil ve salih insanlarla beraber bulunmaktır. Allahu Teâlâ ayetinde:
 
“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sadık kullarımla beraber olun!” [1]emrini vermiştir. Demek ki Allah’tan korkmanın en güzel yolu Allahu Teâlâ’nın sadık ve salih dostları ile beraber olmaktır. [2]Zahirdeki bu sevgi ve beraberlik sonuçta insanı:
 
“Kişi sevdiği ile beraberdir.”[3]hadisinin müjdesine ulaştırır.
 
Dünyada Allah dostlarını seven, hayatının sonuna kadar peşlerinden giden kimse -inşaallah- ahirette de onlarla beraber olur. Efendimiz’in (s.a.v) şu müjdesini duyup da sevinmemek elde değil:
 
“Bir kimse sevdiği bir topluluğun amelini yapmamış olsa bile kıyamet günü onlarla birlikte mahşer yerine getirilir ve beraberce hesaba çekilir.”[4]
 
Velilerden Ebu Bekir Tilmisani (k.s) demiştir ki:
 
“Allah’la sohbet ediniz. Eğer buna güç yetiremezseniz, Allah’la sohbet eden ariflerle beraber bulununuz ki, onların bereketi sizi Allah’la beraber olmaya ulaştırsın.“ [5]
 
Mürşid-i kâmile gitmenin ve ziyaret etmenin en önemli faydası, onun nazarları altına girmek, kendisiyle aynı meclisi paylaşmak, feyiz ve edebinden nasiplenmek, üzerindeki ilahi nur, heybet ve huşuya bakıp Allahu Teâlâ’yı hatırlamak ve zikretmektir.
 
Rabbü’lalemin, velileri nurunu yansıtan birer ayna yapmıştır. Güneş nasıl dış dünyamızı aydınlatan, ısıtan, meyveleri tatlandıran ve olgunlaştıran bir sebep yapılmışsa, veliler de gönül dünyamız için manevi nur, feyiz, şuur, tat ve hayat sebebi yapılmıştır. [6]
 
Niyet hayır olunca akıbet de hayır olur:
 
Bir mürşidi ziyarete giderken niyeti Allah için yapmalıdır. Ondan bereketlenme arzusuyla yola çıkmalıdır. Aklı iyi şeyleri almak için kullanmalı, nefsi devre dışı bırakıp edep, korku ve ümit içinde Allah rızası aranmalıdır. Bir mürşide biat etmek dünya işlerini değil, kalbi ihya etmek için olmalıdır.
 
İmam Şa'rânî (k.s) şöyle demiştir:
 
Efendim Muhammed Şinâvi'yi (k.s) şöyle derken işittim:
 
"Allah Teâlâ'nın bana ihsan ettiği nimetlerden birisi de şudur: Ben bir kâmil mürşidi ziyarete gittiğimde, muhakkak akıl terazimi kırıp bir kenara atar, nefsimi de onun ayakları altına sererim. Bu şekilde her gidişimde ilâhi yardım ve fayda ile geri dönmüşümdür." [7]
 
Ehlullah hakkında, İmam Rabbanî'nin (k.s) şu şahitliğine kulak verelim:
 
"Allah dostlarını sevmek, Allah'ın en büyük nimetlerinden birisidir. Cenabı Hak'tan, bu sevgide istikamet istenmelidir. Bu büyüklere bağlılık sebebiyle elde edilen az bir şey, aslında çok kabul edilmelidir. Zira o, az değildir." [8]
 
Niyeti Allah olanın yardımcısı Allah'tır.
 
Kalıbı Kâbe'de kalbi başka yerde olan kimse, Kabe'nin kokusunu alamaz. Mânevî tat bulamaz.
 
Allah Teâlâ herkese kalbinde sakladığı niyete göre muamele eder. [9]
Ehlullah'ın Gönül Kabesini Ziyaret Etmek
 
Eşref-i Rûmî (k.s) (874/1470), bu konuda şu güzel açıklamaları yapar:
 
"Allah dostu velilerin gönülleri de birer Kâbe'dir. Mekke-i Mükerreme'de bulunan Kâbe'ye, 'Kâbe-i Halîlî' derler. Gönül kâbesine de, 'Kâbe-i Celili’ derler. Mekke'deki Kâbe'yi Halil İbrahim aleyhisselâm taş ve toprakla bina etmiştir.
 
Gönül kâbesini (kalb-i selimi) ise Aziz ve Celil olan Allah, azamet nurları ve edep süsleri ile yaratmıştır. Mekke'deki Kâbe'yi Allah için ziyaret edenin vücudu ateşten kurtulur.
 
Velilerin gönülleri olan kalbi kâmil insanı, Allah için ziyaret edenlerin ise hem canları, hem vücutları ateşten kurtulur. Kaldı ki Yüce Dosta ulaşmak da buradan geçer. Onun için Mevlana Celaleddin-i Rûmî (k.s) şöyle der:
 
"Siz, ey hacca giden kavim! Nerdesiniz, nerede? Maşukunuz burada. Geliniz, hep bu yana geliniz!.."
 
Şeyh Safi (k.s) bu beyti şöyle açıklar:
 
Not: Yazının devamı ekte sunulmuştur indirip okuyabilirsiniz şifreli dosyalarda salt okumayı tıklamanız gerekiyor


[1]Tevbe Suresi ayet-119
[2]Alusî, Ruhu’l-Meânî, Cilt:VI, Cüz: XI, 56
[3]Buhari, Edeb, 96; Müslim, Birr, 50; Ebu Davud, Edeb,.113
[4]Ali el-Muttaki, Kenzu’l-Ummal, IX, 21; Hatib, Tarih, V, 196
[5]Sühreverdi, Gerçek Tasavvuf, 554
[6]S.M.Saki Erol, Arifler Yolunun Edepleri, sf.133.
[7]Şarânî, el-Envâr, 1/182.
[8]İmam Rabbani. Mektûbât, 142. Mektup.
[9]Dilaver Selvi, Kaynaklarıyla Tasavvuf, sf.297. 
Ara
Paylaş Cevapla
Teşekkür Edenler:
#2
Mürşid ziyaretinin özü teslimiyettir. Tevazu ve vakar içinde yapılması gerekir. Ziyaret maksadının kalpten her daim zikredilmesi gerekir.
Ara
Paylaş Cevapla
Teşekkür Edenler:
#3
Allah razı olsun kardeşim.

Hâtem-i Velî'in imzası
Laf olanları Söz sanıp aldanma! Delidir konuşur "Veli" sanma!
Ara
Paylaş Cevapla
Teşekkür Edenler:
#4
Allahu teala basimizdan eksik etmesin
Ara
Paylaş Cevapla
Teşekkür Edenler:


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Mürşid i kamil e gerek varmı Nakşibendi 0 244 03-05-2016, Saat: 17:45
Son Yorum: Nakşibendi

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi